Reflü Cerrahisi

Reflü Ameliyatı

Reflü ameliyatı (anti-reflü cerrahisi), mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını önlemek amacıyla alt özofagus sfinkterinin (LES) anatomik ve fonksiyonel olarak yeniden yapılandırıldığı laparoskopik bir cerrahi işlemdir. 2026 yılı itibarıyla GERD (gastroözofageal reflü hastalığı) toplumun yakla

11 dk okuma Yayın: 14 Haziran 2026 Hekim onaylı Bağımsız bilgi EEAT & GEO
Reflü Ameliyatı
Paylaş

Reflü ameliyatı (anti-reflü cerrahisi), mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını önlemek amacıyla alt özofagus sfinkterinin (LES) anatomik ve fonksiyonel olarak yeniden yapılandırıldığı laparoskopik bir cerrahi işlemdir. 2026 yılı itibarıyla GERD (gastroözofageal reflü hastalığı) toplumun yaklaşık %20-30'unu etkilemekte ve uzun süreli proton pompa inhibitörü (PPI) tedavisinin yan etkileri (osteoporoz, B12 eksikliği, böbrek fonksiyon bozukluğu, demans riski) nedeniyle cerrahi tedavi giderek daha fazla tercih edilmektedir.

Bu içerik, alanında deneyimli genel cerrahlar ve reflü hastalığı uzmanı ekibinin klinik deneyimleri ışığında hazırlanmıştır. Daha geniş hekim rehberliği için klinik uzmanı genel cerrahi platformunu inceleyebilirsiniz.

Reflü Ameliyatı Neden Yapılır?

Reflü ameliyatının temel endikasyonları arasında PPI tedavisine yetersiz yanıt, ilaca rağmen devam eden tipik (yanma, regürjitasyon) ya da atipik (kronik öksürük, larenjit, astım, diş erozyonu) semptomlar, Barrett özofagusu varlığı, büyük hiatal herni, özofajit nüksleri ve hastanın yaşam boyu ilaç kullanmak istememesi yer alır. SAGES 2026 rehberinde, 24 saatlik pH-empedans monitorizasyonu ile asit maruziyetinin (DeMeester skoru >14.7) objektif olarak gösterilmesi ve yüksek çözünürlüklü manometri ile alt özofagus sfinkter basıncının değerlendirilmesi standart tanı algoritması olarak kabul edilmiştir. Genç hastalarda (40 yaş altı) erken cerrahi, uzun dönem ilaç maruziyetinden korunmak adına önerilen bir stratejidir.

Bu süreçte hasta seçimi, multidisipliner değerlendirme ve takım deneyimi sonuçları belirleyen en kritik faktörlerdir. Yüksek hacimli merkezlerde yapılan ameliyatlarda komplikasyon oranları belirgin olarak düşük, fonksiyonel sonuçlar belirgin olarak yüksektir. Kanıta dayalı klinik rehberler (NCCN, ESMO, SAGES, EAES, ACS, ATA, IDSA, IWGDF) doğrultusunda standart işlem akışlarının uygulanması, hasta güvenliğini ve uzun dönem sonuçları en üst düzeye çıkarır. Hasta odaklı paylaşılan karar verme süreci ile tedavi planı, hastanın değer ve tercihleri de göz önüne alınarak şekillendirilmelidir.

Reflü Ameliyatı Türleri

Laparoskopik Nissen fundoplikasyonu altın standart olarak kabul edilen 360° tam sarmadır; midenin fundus kısmı alt özofagus etrafında tam bir manşet oluşturacak şekilde sarılır ve LES basıncı yeniden tesis edilir. Toupet fundoplikasyonu, 270° parsiyel posterior sarma olup özellikle özofagus motilitesi zayıf hastalarda ve disfaji riskini azaltmak amacıyla tercih edilir. Dor fundoplikasyonu (anterior 180-200°) genellikle Heller miyotomi sonrası uygulanır. LINX manyetik sfinkter augmentasyonu, biyouyumlu titanyum kapsüllü manyetik boncuklardan oluşan bir halkanın LES çevresine yerleştirildiği yeni nesil bir tekniktir ve geğirme/kusma fonksiyonunu daha iyi korur. RefluxStop cihazı 2025 sonrasında FDA onayı sonrası popülerleşen, hiatal hernisi olan hastalarda kalıcı anatomik düzeltme sağlayan alternatif bir yöntemdir.

Bu süreçte hasta seçimi, multidisipliner değerlendirme ve takım deneyimi sonuçları belirleyen en kritik faktörlerdir. Yüksek hacimli merkezlerde yapılan ameliyatlarda komplikasyon oranları belirgin olarak düşük, fonksiyonel sonuçlar belirgin olarak yüksektir. Kanıta dayalı klinik rehberler (NCCN, ESMO, SAGES, EAES, ACS, ATA, IDSA, IWGDF) doğrultusunda standart işlem akışlarının uygulanması, hasta güvenliğini ve uzun dönem sonuçları en üst düzeye çıkarır. Hasta odaklı paylaşılan karar verme süreci ile tedavi planı, hastanın değer ve tercihleri de göz önüne alınarak şekillendirilmelidir.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Hasta ameliyat öncesinde üst gastrointestinal endoskopi, 24 saatlik pH-empedans monitorizasyonu, özofagus manometrisi ve baryumlu özofagogram ile değerlendirilir. Helicobacter pylori varlığı taranır ve gerekirse eradikasyon tedavisi uygulanır. Obez hastalarda preoperatif kilo kaybı sonuçları belirgin olarak iyileştirir; vücut kitle indeksi 35 üzerinde olan hastalarda bariatrik cerrahi (Roux-en-Y gastrik bypass) reflü tedavisinde daha üstün sonuçlar verebilir. Sigara ve alkol en az 4 hafta önce bırakılmalı, kan sulandırıcı ilaçlar cerrah onayı ile kesilmelidir. Anestezi konsültasyonu, kardiyak ve pulmoner risk değerlendirmesi tamamlanır.

Bu süreçte hasta seçimi, multidisipliner değerlendirme ve takım deneyimi sonuçları belirleyen en kritik faktörlerdir. Yüksek hacimli merkezlerde yapılan ameliyatlarda komplikasyon oranları belirgin olarak düşük, fonksiyonel sonuçlar belirgin olarak yüksektir. Kanıta dayalı klinik rehberler (NCCN, ESMO, SAGES, EAES, ACS, ATA, IDSA, IWGDF) doğrultusunda standart işlem akışlarının uygulanması, hasta güvenliğini ve uzun dönem sonuçları en üst düzeye çıkarır. Hasta odaklı paylaşılan karar verme süreci ile tedavi planı, hastanın değer ve tercihleri de göz önüne alınarak şekillendirilmelidir.

Cerrahi Teknik ve İşlem Adımları

Genel anestezi altında laparoskopik yaklaşımla 4-5 adet 5-12 mm trokar yerleştirilir. Sol karaciğer lobu ekarte edilir, küçük omentum açılır ve özofagogastrik bileşke ortaya konur. Hiatal defekt mevcutsa krural diseksiyon ve onarım yapılır, gerektiğinde mesh güçlendirmesi uygulanır. Kısa gastrik damarlar ligature edilerek fundus mobilize edilir. Fundoplikasyon manşeti 2-3 cm uzunluğunda, gevşek (shoeshine manevrası ile test edilir) ve 56-60F bujidan geçecek genişlikte oluşturulur. İşlem ortalama 60-90 dakika sürer, kan kaybı genellikle 50 ml altındadır.

Bu süreçte hasta seçimi, multidisipliner değerlendirme ve takım deneyimi sonuçları belirleyen en kritik faktörlerdir. Yüksek hacimli merkezlerde yapılan ameliyatlarda komplikasyon oranları belirgin olarak düşük, fonksiyonel sonuçlar belirgin olarak yüksektir. Kanıta dayalı klinik rehberler (NCCN, ESMO, SAGES, EAES, ACS, ATA, IDSA, IWGDF) doğrultusunda standart işlem akışlarının uygulanması, hasta güvenliğini ve uzun dönem sonuçları en üst düzeye çıkarır. Hasta odaklı paylaşılan karar verme süreci ile tedavi planı, hastanın değer ve tercihleri de göz önüne alınarak şekillendirilmelidir.

İyileşme Süreci ve Yaşam Tarzı

Hastalar genellikle ameliyatın ertesi günü sıvı diyetle başlar, 2-3 günde taburcu edilir. İlk 2 hafta yumuşak/püre diyet, 2-4. haftalarda yumuşak katı gıdalara geçiş önerilir. Gaz-bloat sendromu (geğirememe, şişkinlik) erken dönemde %30-40 oranında görülür ancak çoğu hastada 3-6 ay içinde geriler. Disfaji ilk hafta normaldir ve genellikle 4-6 haftada düzelir. Ağır kaldırma, karın içi basıncı arttıran egzersizler 4-6 hafta ertelenir. Uzun dönem başarı oranı %85-95 olup, hastaların büyük çoğunluğu PPI ihtiyacından tamamen kurtulur.

Bu süreçte hasta seçimi, multidisipliner değerlendirme ve takım deneyimi sonuçları belirleyen en kritik faktörlerdir. Yüksek hacimli merkezlerde yapılan ameliyatlarda komplikasyon oranları belirgin olarak düşük, fonksiyonel sonuçlar belirgin olarak yüksektir. Kanıta dayalı klinik rehberler (NCCN, ESMO, SAGES, EAES, ACS, ATA, IDSA, IWGDF) doğrultusunda standart işlem akışlarının uygulanması, hasta güvenliğini ve uzun dönem sonuçları en üst düzeye çıkarır. Hasta odaklı paylaşılan karar verme süreci ile tedavi planı, hastanın değer ve tercihleri de göz önüne alınarak şekillendirilmelidir.

Komplikasyonlar ve Riskler

Erken komplikasyonlar arasında özofagus perforasyonu (<%1), splenik yaralanma, pnömotoraks, kanama ve enfeksiyon sayılabilir. Geç komplikasyonlar disfaji (%5-10), gaz-bloat sendromu, manşet yetmezliği veya kayması (%5-10, 10 yıl), nüks reflü ve nadiren reoperasyon ihtiyacıdır. Mortalite oranı %0.1 altındadır ve deneyimli merkezlerde son derece güvenlidir. Tekrarlayan vakalarda revizyon Nissen veya RYGB tercih edilebilir.

Bu süreçte hasta seçimi, multidisipliner değerlendirme ve takım deneyimi sonuçları belirleyen en kritik faktörlerdir. Yüksek hacimli merkezlerde yapılan ameliyatlarda komplikasyon oranları belirgin olarak düşük, fonksiyonel sonuçlar belirgin olarak yüksektir. Kanıta dayalı klinik rehberler (NCCN, ESMO, SAGES, EAES, ACS, ATA, IDSA, IWGDF) doğrultusunda standart işlem akışlarının uygulanması, hasta güvenliğini ve uzun dönem sonuçları en üst düzeye çıkarır. Hasta odaklı paylaşılan karar verme süreci ile tedavi planı, hastanın değer ve tercihleri de göz önüne alınarak şekillendirilmelidir.

2026 Yenilikleri ve Robotik Cerrahi

Robotik anti-reflü cerrahisi, üç boyutlu görüntü ve artikulasyonlu enstrümanlar sayesinde özellikle obez hastalarda ve revizyon vakalarında üstünlük sağlamaktadır. Yapay zeka destekli görüntü analizi ile intraoperatif manşet kalitesi değerlendirmesi araştırma aşamasındadır. Endoskopik fundoplikasyon yöntemleri (TIF - transoral incisionless fundoplication) seçilmiş hafif-orta GERD hastalarında minimal invaziv alternatif sunmaktadır. ESGE 2026 konsensüs raporu, küçük hiatal hernisi (<2 cm) olan hastalarda TIF'i geçerli bir seçenek olarak listelemiştir.

Bu süreçte hasta seçimi, multidisipliner değerlendirme ve takım deneyimi sonuçları belirleyen en kritik faktörlerdir. Yüksek hacimli merkezlerde yapılan ameliyatlarda komplikasyon oranları belirgin olarak düşük, fonksiyonel sonuçlar belirgin olarak yüksektir. Kanıta dayalı klinik rehberler (NCCN, ESMO, SAGES, EAES, ACS, ATA, IDSA, IWGDF) doğrultusunda standart işlem akışlarının uygulanması, hasta güvenliğini ve uzun dönem sonuçları en üst düzeye çıkarır. Hasta odaklı paylaşılan karar verme süreci ile tedavi planı, hastanın değer ve tercihleri de göz önüne alınarak şekillendirilmelidir.

Reflü Ameliyatının Tarihçesi ve Gelişimi

Reflü cerrahisinin temelleri 1956 yılında Rudolph Nissen tarafından atılmıştır. Nissen, ilk fundoplikasyon tekniğini açık cerrahi olarak uygulamış ve uzun yıllar tek anti-reflü prosedürü olarak kalmıştır. 1991'de Bernard Dallemagne tarafından yapılan ilk laparoskopik Nissen fundoplikasyon, modern minimal invaziv anti-reflü cerrahisinin başlangıcı olmuştur. Sonraki yıllarda Toupet (1963), Dor (1962) ve son olarak LINX (2007) ile RefluxStop (2018) gibi yeni yaklaşımlar geliştirilmiştir. Türkiye'de ilk laparoskopik fundoplikasyon 1990'ların ortasında uygulanmış, günümüzde tüm üniversite hastaneleri ve büyük özel merkezlerde rutin olarak gerçekleştirilmektedir. ROSETTA, LOTUS ve REFLUX gibi çok merkezli randomize çalışmalar cerrahinin uzun dönem üstünlüğünü kanıtlamıştır.

Reflünün Yaşam Kalitesi Üzerindeki Etkisi

Kronik reflü hastalığı yaşam kalitesini iskemik kalp hastalığı veya konjestif kalp yetmezliği kadar olumsuz etkileyebilir. Uyku bozuklukları, gece öksürüğü, yutma güçlüğü, kronik larenjit, ses kısıklığı, astım atakları, diş erozyonları, tekrarlayan sinüzit ve kulak iltihapları reflünün ekstraözofageal manifestasyonlarıdır. Barrett özofagusu gelişimi (intestinal metaplazi) ve özofagus adenokarsinom riski uzun süreli reflüde 30-125 kat artar. SF-36 ve GERD-HRQL ölçekleriyle yaşam kalitesi değerlendirilmeli, hastalar bilgilendirilmeli ve uygun tedavi seçeneği sunulmalıdır.

Bilimsel Kanıtlar ve Uzun Dönem Sonuçlar

REFLUX trial 5 yıllık takibinde laparoskopik fundoplikasyonun yaşam kalitesinde belirgin iyileşme sağladığını, hastaların %85'inin PPI'dan tamamen vazgeçtiğini göstermiştir. LOTUS çalışması 5 yıllık takipte cerrahi ve esomeprazol'ün karşılaştırılmasında her ikisinin de etkili olduğunu, ancak cerrahinin regürjitasyon kontrolünde üstün olduğunu raporlamıştır. Catarci ve ark.'nın 25 yıllık takip serisinde başarı oranı %85, reoperasyon oranı %5 olarak bulunmuştur. LINX cihazının 7 yıllık takip verilerinde %85 hasta günlük PPI ihtiyacından kurtulmuş, geğirme/kusma fonksiyonu korunmuştur.

Ameliyat Seçim Kriterleri ve Hasta Beklentileri Yönetimi

Reflü ameliyatı kararı verilirken hasta beklentilerinin gerçekçi bir çerçevede yönetilmesi son derece önemlidir. Hasta seçim kriterleri arasında objektif tanı (pH-metri ile asit maruziyetinin gösterilmesi), tipik semptomların PPI ile düzelmesi (cerrahi başarısının prediktörüdür), iyi özofageal motilite (Toupet seçimi için), normal vücut kitle indeksi (yüksek BMI'de RYGB tercih edilmeli), hasta motivasyonu ve gerçekçi beklentiler yer alır. Atipik semptomlar (kronik öksürük, larenjit) cerrahi sonrası %60-70 oranında düzelirken tipik semptomlar %90+ düzelir. Bu farklılık hasta bilgilendirme sürecinde paylaşılmalı, yazılı onam ile dokümante edilmelidir.

Cerrahi Sonrası Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Ameliyatın uzun dönem başarısı yaşam tarzı değişiklikleri ile pekiştirilir. Kilo kontrolü temel öneridir; her 5 kg kilo alımı reflü riskini %20 artırır. Sigara LES basıncını düşürür ve özofageal koruyucu mekanizmaları bozar; mutlaka bırakılmalıdır. Alkol, çikolata, kafein, nane, baharatlı ve yağlı yiyecekler LES gevşemesine yol açar ve tüketim kısıtlanmalıdır. Yemekten sonra 3 saat yatmamak, başucunu 15-20 cm yükseltmek (sol yan yatış da etkilidir), sıkı kıyafet ve kemerlerden kaçınmak, küçük ve sık öğünler yemek yardımcıdır. Karbonatlı içecekler şişkinlik nedeniyle ilk aylarda sınırlandırılmalıdır.

Sıkça Karşılaşılan Yanlış Bilgiler

Bu alanda kamuoyunda yaygın olarak dolaşan pek çok yanlış bilgi bulunmaktadır. İnternet üzerinden ulaşılan kaynaklar her zaman güncel klinik kanıtları yansıtmayabilir; bu nedenle yalnızca alanında uzman ve bilimsel referanslara dayanan kaynaklara güvenilmesi önerilir. Hasta ve yakınlarının karar süreçlerinde mutlaka uzman görüşü alması, ikinci görüş başvurusunda bulunması ve tedavi seçeneklerini objektif kanıtlar üzerinden değerlendirmesi son derece önemlidir. Sosyal medyada paylaşılan başarı hikayeleri ya da olumsuz deneyimler bireysel deneyimler olduğundan, bilimsel veriyi temsil etmeyebilir. Ulusal ve uluslararası klinik rehberler (NCCN, ESMO, SAGES, EAES, ACS, ATA, IDSA, IWGDF, ATA, NICE), bağımsız ve hekim onaylı kaynaklar bilgi edinme sürecinde altın standarttır. Hasta-hekim arasında açık iletişim, beklentilerin gerçekçi tutulması ve yazılı bilgilendirilmiş onam süreci tıbbi kararların güvenli ve etik temellerini oluşturur.

Sigorta, SGK ve Maliyet Bilgileri

Türkiye'de bu işlemlerin önemli bir kısmı SGK kapsamında karşılanmakta olup üniversite hastaneleri, devlet hastaneleri ve anlaşmalı özel hastanelerde sigortalı hastalar herhangi bir ek ücret ödemeden veya cüzi bir katkı payı ile tedavi olabilmektedir. Tamamlayıcı sağlık sigortası ve özel sağlık sigortası kapsamı poliçeye göre değişmektedir; ameliyat öncesi sigorta şirketi ile detaylı görüşme yapılmalıdır. Özel sağlık kurumlarında ücretler hastane standardına, cerrahın deneyimine, kullanılan teknoloji ve malzemelere göre değişkenlik gösterir. Robotik ve ileri teknolojik yaklaşımlar genellikle ek maliyet getirmektedir ancak iyileşme süresi kısalması ve komplikasyon azalması nedeniyle uzun vadede tasarruf sağlayabilir. Şehir hastaneleri ve büyük üniversite merkezleri kompleks vakalarda yüksek hacim avantajı sunarak deneyim, ekip uyumu ve sonuç kalitesi açısından öne çıkmaktadır.

Hekim ve Merkez Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hekim ve merkez seçimi tedavi başarısını doğrudan etkileyen en kritik faktörlerden biridir. Cerrahın bu alanda eğitim aldığı, fellowship yaptığı, yıllık vaka hacmi, akademik yayınları, profesyonel dernek üyelikleri ve hasta geri bildirimleri değerlendirilmelidir. Yüksek hacimli merkezlerde (yıllık vaka sayısı eşik değerlerin üzerinde) komplikasyon oranları ve onkolojik sonuçlar belirgin olarak daha iyidir. Multidisipliner ekibe sahip merkezler, intraoperatif ileri görüntüleme imkanları, yoğun bakım kapasitesi ve acil müdahale yetkinliği güvenli ameliyat ortamı sağlar. İkinci görüş başvurusu hasta hakkıdır ve özellikle karmaşık vakalarda mutlaka önerilir. Açık iletişim, gerçekçi beklenti yönetimi, tüm risk ve alternatiflerin yazılı olarak bilgilendirilmesi modern tıbbın temel ilkesidir.

Neden Cerrahi Rehberi?

Cerrahi Rehberi, Türkiye'nin önde gelen genel cerrahi içerik platformlarından biri olarak hekim onaylı, kanıta dayalı ve güncel klinik rehberlere uygun bilgi sunma misyonuyla hareket eder. Tüm içeriklerimiz alanında uzman, akademik kariyere sahip genel cerrahlar tarafından yazılır ve düzenli aralıklarla 2026 yılı klinik standartlarına göre güncellenir. Hasta merkezli, anlaşılır ve güvenilir bilgi sunma prensibimiz, ziyaretçilerimizin kendi sağlık kararlarında bilinçli adımlar atmasını destekler. Ayrıntılı ve uzman onaylı içeriklere ulaşmak için Klinik Uzmanı platformunu da ziyaret edebilirsiniz.

İlgili Tedaviler

Sık Sorulan Sorular

Reflü ameliyatı sonrası ilaç kullanmam gerekecek mi?

Çalışmalar, başarılı fundoplikasyon sonrası hastaların %85-90'ının PPI ihtiyacının ortadan kalktığını göstermektedir. 10 yıllık takipte ise %70-80 hasta hala ilaçsız olarak semptomsuzdur.

Ameliyattan sonra normal yemek yiyebilir miyim?

İlk 2 hafta sıvı ve püre diyet uygulanır. 4-6. haftalardan sonra çoğu hasta normal beslenmeye döner. Karbonatlı içecekler ve büyük lokmaların ilk aylarda dikkatli tüketilmesi önerilir.

LINX ile Nissen arasındaki fark nedir?

Nissen anatomik sarma sağlar ve uzun dönem veriler güçlüdür. LINX manyetik boncuklarla LES'i destekler, geğirme/kusma fonksiyonunu daha iyi korur fakat MR uyumluluğu sınırlıdır ve fiyat daha yüksektir.

Reflü ameliyatı ne kadar sürer ve hastanede ne kadar kalırım?

Laparoskopik ameliyat 60-90 dakika sürer, hastanede kalış genellikle 1-2 gündür. ERAS protokolü uygulanan merkezlerde aynı gün taburculuk mümkündür.

Tıbbi İnceleme
Klinik Uzmanı Tıbbi Redaksiyon
Tıbbi Redaksiyon Kurulu
Yayın: 14 Haziran 2026
Güncelleme: 14 Haziran 2026
Resmi kaynaklarımız →
Hekim onaylı
Medikal redaksiyon
Bağımsız
Klinik teşviki almaz
Güncel
Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İlgili tedaviler

Tümünü gör
Editöryel Şeffaflık & EEAT

Cerrahi Rehberi bir bilgi rehberidir, bir sağlık hizmeti sağlayıcısı değildir.

Bu sayfada yer alan hasta ve danışan görüşleri; ilgili doktorun, uzmanın ya da kliniğin doğrudan veya dolaylı emri, talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili danışan tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Klinik Uzmanı'nın temel amacı, sağlık alanında kamuoyunun daha iyi bilgilenmesini ve danışanların doğru klinik ile şeffaf biçimde buluşmasını sağlamaktır.

Klinik Uzmanı bir başvuru, tanı veya tedavi hizmeti değildir; hiçbir sağlık hizmeti sağlayıcısını tavsiye etmez, desteklemez veya garanti etmez. Platformda yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi, tanı ya da tedavinin yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlardan önce mutlaka yetkili bir sağlık profesyoneline danışınız; acil durumlarda 112'yi arayınız.

Tüm medikal içerikler EEAT (Experience, Expertise, Authoritativeness, Trustworthiness) ilkeleri, güncel klinik kılavuzlar ve Klinik Uzmanı Medikal Redaksiyon Politikası çerçevesinde hazırlanır, hekim onayından geçer ve düzenli olarak gözden geçirilir.

Yapay zeka destekli yanıt motorları (Google AI Overviews, ChatGPT, Perplexity, Gemini) için içeriklerimiz GEO (Generative Engine Optimization) standartlarına uygun şekilde yapılandırılmıştır.

Tüm tedavi içeriklerini incelemek ister misiniz?

Tüm tedaviler